Prof. Dr. Elif KüpeliProf. Dr. Elif KüpeliGöğüs Hastalıkları UzmanıProf. Dr. Elif Küpeli+90 539 716 24 01MENÜ

Uyku apnesi tedavisi; CPAP cihazı, cerrahi müdahale, ağız aparatı ve yaşam tarzı değişiklikleri ile gece solunum durmalarını azaltır, uyku kalitesini artırır ve kalp-damar risklerini düşürür.

Uyku Apnesi Tedavisi Ankara

Uyku Apnesi Nedir?

Uyku apnesi, uyku sırasında üst solunum yolunun tekrarlayan biçimlerde daralması veya tamamen kapanması sonucunda solunumun en az 10 saniye süreyle durmasıyla karakterize edilen, ciddi ve kronik bir uyku bozukluğudur. Bu solunum durmaları (apne) veya hava akımının belirgin şekilde azalması (hipopne),gece boyunca onlarca hatta yüzlerce kez tekrarlayabilir.

Uluslararası araştırmalara göre (AASM, NIH) uyku apnesi erişkinlerde oldukça yaygındır ve toplumdaki görülme oranı yaklaşık %5–10 arasında değişmekle birlikte; obezite artışı, yaşlanma ve yaşam tarzı faktörleriyle birlikte bu oran daha yüksek seviyelere ulaşabilmektedir.

Özetle, uyku apnesi; uyku sırasında tekrarlayan aralıklarla solunumun en az 10 saniye süreyle durmasıyla karakterize edilen ciddi bir uyku bozukluğudur.

Uyku Apnesi Çeşitleri Nelerdir?

Başlıca 2 çeşit uyku apnesi vardır;

1. Obstrüktif (Tıkayıcı) Uyku Apnesi

Obstrüktif (tıkayıcı) uyku apnesi, en sık görülen uyku apnesi türüdür. Uyku sırasında üst hava yolu kaslarının normalden fazla gevşemesi, bu bölgenin daralmasına veya tamamen kapanmasına neden olur.

Hava akımının kesilmesiyle birlikte apne adı verilen solunum durması meydana gelir ve buna bağlı olarak kandaki oksijen düzeyi düşer, hayati organlara taşınan oksijen miktarı azalır. Bu tabloya genellikle yüksek sesli horlama ve gündüz belirgin uyku hali eşlik eder. Çünkü solunumun durduğu her epizotta vücut nefes almayı yeniden başlatmak için kısa süreli uyanıklıklar yaşar; bu tekrarlayan uyanmalar gece uykusunun bütünlüğünü bozarak kişinin kaliteli uyku uyumasını engeller.

Obstrüktif (tıkayıcı) uyku apnesinin en sık belirtileri;

  • Yüksek sesli ve düzensiz horlama,
  • Gündüz aşırı uyku hali,
  • Sabah baş ağrıları,
  • Konsantrasyon güçlüğü ve unutkanlık.

2. Santral Uyku Apnesi

Santral uyku apnesi, beyinden solunumu yöneten kaslara yeterli ve düzenli sinyal iletilmemesi sonucunda ortaya çıkan bir apne türüdür. Bu durumda solunum yolu fiziksel olarak açık olmasına rağmen, beyin solunum kaslarını zamanında uyarmadığı için uyku sırasında tekrarlayan solunum durmaları meydana gelir. Bu durmalar, kişinin oksijen–karbondioksit dengesini olumsuz etkileyerek gece boyunca fizyolojik stres yaratır.

Obstrüktif ve santral uyku apnesi farklı mekanizmalarla gelişse de, sonuçları ve ortaya çıkardıkları belirtiler büyük ölçüde benzerdir. Bunların başlıcaları;

  • Gün içinde aşırı uyku hali,
  • Dikkat ve konsantrasyon sorunları,
  • Sabah baş ağrıları,
  • Yorgunluk ve zihinsel performansta azalma şeklindedir.

Santral uyku apnesi; bazı sedatif ilaçlar, kalp yetmezliği, inme, beyin sapı bozuklukları ve belirli nörolojik hastalıklar gibi tıbbi durumlara bağlı olarak gelişebilir. Bu nedenle altta yatan nedenin belirlenmesi ve uygun tedavinin planlanması büyük önem taşır.

Uyku Apnesi Belirtileri

  • Yüksek sesle horlama
  • Başkası tarafından gözlenen uykuda tekrarlayan solunum durmaları
  • Boğulma hissi veya nefes darlığı hissi ile uyanma
  • Uykudan ani uyanmalar
  • Gündüz aşırı uyuklama hali
  • Yorgun uyanma
  • Boyun ve üzerinde olan gece terlemesi
  • Çarpıntı ile uyanma
  • Sabah baş ağrısı
  • Depresif ruh hali, sinirlilik
  • Dikkat bozukluğu
  • Libido azalması
  • Erektil disfonksiyon

Uyku Apnesi Neden Olur?

Uyku apnesinin nedenleri obstrüktif ve santral olmasına göre farklılık gösterir. Obstrüktif uyku apnesi boğazın arka kısmındaki kasların gevşemesi sonucunda oluşur. Bu kasların temel fonksiyonu yumuşak damağın, küçük dilin ve bademciklerin desteklenerek havayolu açıklığını sağlamaktır.

Bu kasların gevşemesi sonrasında hava yolları kişi nefes alıp verirken giderek daralır ve tamamen kapanabilir. Yeterince hava alamayan kişinin oksijen düzeyinin düşmesi ile beyinden kişiyi uyandırıcı sinyaller gider ve böylelikle kişinin uyanıp hava yollarını tekrar açması hedeflenir. Bu durum gece boyu yaklaşık olarak 5-30 kez tekrarlanır. Bu hastalar derin ve dinlendirici bir uyku hissinden mahrum kalırlar.

Kilolu olmak, erkek cinsiyet, kalın ve kısa boyunlu olmak, dar hava yollarına sahip olmak, uyku hapı ya da sakinleştirici ilaç kullanımı, alkol ve sigara kullanımı, çeşitli nedenlerle burnun tıkalı olması ve kalıtsal olarak uyku apnesine yatkınlık bulunması, obstrüktif uyku apnesi nedenleri arasında değerlendirilir.

Daha nadir görülen santral uyku apnesi beyinden solunum ile ilgili kaslara gönderilen sinyallerin doğru şekilde iletilememesi sonucu meydana gelir. Kısa bir süreliğine kişinin solunum fonksiyonlarının çalışmadığı bu apne formunda kişiler nefes açlığı ile uykularından uyanırlar.

Obstrüktif uyku apnesinden farklı olarak santral uyku apnesi nedenlerinde ise beyin dokusu enfeksiyonu, beyin felci, beyin sapı problemleri, kalp hastalıkları ve narkotik ağrı kesici ilaçların kullanımı gibi çeşitli faktörler yer alır.

Uyku Apnesi Nelere Sebep Olur?

Uyku apnesi tedavi edilmezse aşağıdaki durumlarla sonuçlanabilir;

  • Ritim bozukluğu
  • Kontrol altına alınamayan yüksek tansiyon
  • Kalp büyümesi
  • Kalp krizi riskinin artması
  • İnme
  • Aşırı yorgunluk ve gündüz uyku hali
  • Trafik kazaları (direksiyonda uyku gelmesi, kırmızı ışıkta uyuyakalmak)
  • Cinsel arzuların azalması (iktidarsızlık)
  • Kontrol edilemeyen şişmanlama
  • Uykuda terleme, sık idrara kalkma
  • Aşırı sinirlilik, depresyon
  • Uykuda ani ölüm

Uyku Apnesi Tanısı Nasıl Konur?

Doktor tarafından şikayetleri dinlenen hasta veya hasta yakını tarafından horlama, tanıklı apne veya gündüz aşırı uyku halinin belirtilmesi ile birlikte, hasta bir gece uyku merkezine yatırılarak “Polisomnografi” (PSG) denilen test yapılır.

PSG gece boyunca beyin aktivitesinin ve solunumsal olayların ve daha birçok parametrenin kaydedildiği bir testtir. Yapılan uyku testi sonucunda gece uykudaki solunum bozukluk skorları patolojik düzeyde olması ile hastalığın tanısı koydurur.

Uyku Apnesi Testi

PSG’de ölçülen ve kayıt edilip değerlendirilen parametreler:

  • Elektroensefalografi (EEG) ile beyin dalgaları
  • Elektrookülografi (EOM) ile göz hareketleri
  • Elektromiyografi (EMG) ile kas aktivitesi
  • Elektrokardiyografi (EKG) ile kalp hızı ve ritmi
  • Pulse oksimetre ile kan dolaşımındaki oksijen seviyesi

EEG işlemi sırasında kafatasına yerleştirilen çeşitli elektrodlar kişinin uyku öncesi, uyku sırası dönemde beyin dalgalarının görüntülenmesini sağlar. Göz hareketlerini kaydeden EOM işleminde ise sağ gözün 1 santimetre üst ve sol gözün 1 santimetre alt köşesine elektrotlar yerleştirilir. Elektrotlar vasıtası ile gözün merkezden uzaklaştığı her hareket kayıt altına alınır.

Beyin dalgaları ve göz hareketleri değerlendirilmesi hekimlerin hastanın hangi uyku evresinde olduğuna dair bilgi verir. REM ve non-REM olarak tanımlanan uyku evrelerinden REM döneminde kas tonusunun azalması ve kaslarda hareketsizlik ve hızlı göz hareketleri, saptanır.

Obstrüktif uyku apnesi tanısı amacıyla çekilen EMG sırasında çene üzerine 2 adet elektrot yerleştirilir. Bu elektrotlardan biri çene hattının üzerindeki iken diğeri bu hattın aşağısında yer alır.

EMG elektrotları kas hareketleri sırasında ortaya çıkan elektriksel aktivitenin kayıt edilmesini sağlar. Uyku sırasında kaslarda bir miktar rahatlama oluşması normal kabul edilir. Normalin dışındaki aktiviteler ise EMG ile tespit edilebilir.

12 elektrot ile çekilen EKG tetkiki uykuda kalp ritminin gözlenmesine yardımcı olur.

Karın çevresine bağlanan bir kemer ile uykuda soluk alıp verirken karın hareketlerinin saptanmasına ve obstrüktif ile santral apnenin ayırımına yardımcı olur.

Hastanın yatış pozisyonunu belirleyen sensör ise apnelerin yatar pozisyonda daha fazla olup olmadığının saptanmasına yardım ederek pozisyonel apnenin tanısını koydurur.

Bu tetkikler dışında hastanın nabız oksimetresi ile oksijen düzeyinin de incelenmesi sağlanır. Normal oksijen satürasyonu %95 ile %100 arasında değişkenlik gösterir. Küçük bir cihaz olan nabız oksimetresi hastanın kan akımı iyi olan kulak memesi ya da parmak ucu gibi bölgelerine yerleştirilir.

İçindeki kızılötesi ledler sayesinde kanda ne kadar oksijen bulunduğunu değerlendiren bu cihazlar ile apne atağı sırasında meydana gelen oksijen satürasyon düşüklüğünün tespit edilmesi sağlanır.

Uyku Apnesi Tedavisi Ankara

Uyku apnesi tedavisi 3 basamakta incelenir;

  1. Yaşam Tarzı Değişiklikleri
  2. Uyku Apnesinde Pozitif Basınçlı Havayolu Tedavisi
  3. Uyku Apnesi Ameliyatı

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Uyku apnesi tedavisinde yaşam tarzı değişiklikleri, uluslararası kılavuzlara göre tedavinin temel bileşenlerinden biridir. Kilo fazlalığı olan hastalarda vücut ağırlığının azaltılması, özellikle obstrüktif uyku apnesinin şiddetini belirgin şekilde düşürebilir. Alkol ve sedatif ilaçlardan kaçınmak, üst hava yolu kas tonusunun korunmasına yardımcı olur.

Sigaranın bırakılması, üst solunum yolundaki inflamasyonu azaltarak hava geçişini iyileştirir. Ayrıca sırtüstü yerine yan pozisyonda uyumak, düzenli egzersiz yapmak ve uyku hijyenine dikkat etmek de atakların sıklığını azaltarak tedaviye önemli katkı sağlar.

  • Kilo verilmesi
  • Alkol ve sigaranın kesilmesi
  • Sedatif ilaçlardan kaçınılması

Uyku Apnesinde Pozitif Basınçlı Havayolu Tedavisi

İlk gece yatışında uyku apnesi tanısı alan hasta ikinci gece tedavi amaçlı yatırılır (özellikle orta ve ağır dereceli uyku apnesi olan hastalar). En etkili tedavi yöntemidir. CPAP denilen hastanın üst havayollarına pozitif hava basıncı veren uyku apnesi cihazı kullanılmaktadır. Bu cihazlar uyku esnasında üst hava yollarını devamlı açık tutarak apneyi engeller. Cihaz, silikon bir hava maskesi vasıtasıyla kullanılır. Cihaz ile ayrıca horlama şikayetinin tedavisi de sağlanmış olur.

CPAP, yetişkin uyku apnesinde belirtilerin tama yakın düzelmesini sağlar ve en etkili tedavi yöntemidir. Bu üstünlüklerine rağmen bazı hastalar bu cihazın kullanımında duydukları çeşitli rahatsızlıklara bağlı olarak tedaviye uyum sağlamakta zorluk yaşayabilir. Ancak çoğu hasta zaman içerisinde maskenin boyutunu ve lastiklerini kişisel tecrübelerine göre düzenleyerek cihaza kolayca adapte olur. Bu pozitif basınç veren cihazların çeşitleri de mevcuttur. Gece boyunca hastanın apne ve horlamalarını kontrol altına alan en uygun cihaz hastaya önerilir.

Uyku Apnesi Ameliyatı

Doku Çıkarılması

Uvulopalatofaringoplasti (UPPP) adı verilen operasyon kişinin küçük dilini ve yumuşak damağından bir miktar dokuyu çıkararak boğaz bölgesinde hava yolları için daha geniş bir açıklık yaratmayı hedefler. Bu cerrahi girişim kişinin boğaz yapılarının titreşerek oluşturduğu horlama şikayeti için de kalıcı bir çözüm sağlayabilir.

UPPP ameliyatı sırasında aynı zamanda kişinin bademcik ve geniz eti gibi dokularının da çıkarılması gerçekleştirilir. Doku çıkarılması genel olarak CPAP tedavisine göre daha etkisiz kabul edilir ve obstrüktif uyku apnesi olan herkes için önerilen bir tedavi şekli değildir.

Uyku Apnesinde Doku Küçültme

Radyofrekans ablasyon adı verilen teknikle uygun hasta grubunda burun ve boğaz bölgesindeki dokuların küçültülmesi sağlanabilir.

Çene Düzeltme Operasyonu

Çene düzeltme ameliyatlarında alt çene kemiğinin pozisyonu yüzün diğer kemiklerinin önünde olacak şekilde değiştirilir. Çenenin önde olması ile birlikte dilin arka kısmında daha geniş bir alan oluşturulur.

Sinir Stimülasyonu

Sinir stimülasyonu yönteminde cerrahi olarak dil hareketlerini kontrol eden hipoglossal sinirin üzerine bir uyarıcı yerleştirilir. Artan uyarı dilin hava yolunu kapatmayacak şekilde pozisyon almasını destekleyebilir.

Uyku Apnesi Trakeostomi

Bazı çok ağır vakalarda obstrüktif apne tedavisine yönelik olarak hastalara trakeostomi açılır ve böylelikle boğaz bölgesindeki tıkanıklığın devre dışı bırakılması sağlanabilir. Diğer tedavi yöntemlerine yanıtsız ve ağır seyirli vakalarda tercih edilen bu yöntemde cerrahlar hastaların boyun bölgesinde bir delik oluşturarak bu delikten hava değişimini sağlayacak metal ya da plastik bir tüpün yerleştirilmesini gerçekleştirilirler.

Uyku Apnesi Tedavisi Sonrası

Uyku apnesi tedavisi sonrasında hastaların gece uykusu belirgin şekilde düzelir. Gece terleme, sık tuvalete kalkma ve uyku bölünmeleri büyük ölçüde ortadan kalkar. Kişi sabahları daha dinlenmiş şekilde uyanır; gündüz aşırı uyku hali, dikkat dağınıklığı, unutkanlık ve depresif yakınmalar azalır.

Tedavinin düzenli uygulanmasıyla kilo vermek kolaylaşır ve tansiyon, diyabet ile hiperlipidemi gibi eşlik eden hastalıkların kontrolü iyileşir. En önemlisi, kalp-damar hastalıkları ve inme riski anlamlı ölçüde düşer. Hastalar genellikle birkaç hafta içinde kendilerini “yeniden doğmuş” gibi hissettiklerini ifade ederler.

Uyku Apnesi Kesin Çözümü

Uyku apnesinin “kesin çözümü”, apnenin türüne ve hastanın altta yatan nedenlerine göre değişir; tek bir evrensel tedavi yoktur.

Uluslararası kılavuzlara göre obstrüktif uyku apnesi için en etkili ve altın standart tedavi CPAP (Sürekli Pozitif Hava Yolu Basıncı) cihazıdır; hava yolunu açık tutarak apne ataklarını neredeyse tamamen ortadan kaldırabilir. Bazı hastalarda aşırı kilo kaybı, üst hava yolu cerrahisi, oral apareyler, pozisyonel tedavi veya üst solunum yolu kaslarını güçlendiren terapiler etkili olabilir.

Santral uyku apnesinde ise altta yatan kalp yetmezliği, nörolojik durum veya kullanılan ilaçlar tedavi edilerek apne kontrol altına alınır. Dolayısıyla kesin çözüm, kişiye özel tanı, değerlendirme ve doğru tedaviyi gerektirir.

Uyku Apnesi Tedavisi Sık Sorulan Sorular

Uyku apnesi olan bir kişi ne yapmalı?

Uyku apnesi şüphesi olan bir kişi, ilk olarak bir uyku uzmanına başvurarak polisomnografi (uyku testi) yaptırmalıdır; doğru tanı olmadan uygun tedavi belirlenemez.

Tanı konulduktan sonra uzmanların önerdiği tedaviyi düzenli kullanmak kritik önem taşır. Bunlar arasında CPAP cihazı, mandibular ilerletme apareyi, uygun cerrahi seçenekler veya yaşam tarzı düzenlemeleri (kilo vermek, alkol ve sedatiflerden kaçınmak, uyku pozisyonunu değiştirmek) bulunabilir.

Aynı zamanda tansiyon, diyabet ve kalp hastalıkları gibi eşlik eden hastalıkların iyi yönetilmesi de tedavi başarısını artırır.

Uyku apnesinden kurtulan var mı?

Evet. Özellikle obstrüktif uyku apnesi olan birçok kişi uygun tedavi ile tamamen semptomsuz hâle gelebilir. Düzenli CPAP kullanımı apne ataklarını büyük ölçüde ortadan kaldırır ve uyku kalitesini belirgin şekilde artırır. Kiloya bağlı OSA’da anlamlı kilo kaybı bazı hastalarda apnenin tamamen kaybolmasını sağlayabilir.

Uygun adaylarda yapılan cerrahi işlemler de kalıcı sonuç verebilir. Santral apnede ise altta yatan hastalık düzeltildiğinde belirgin iyileşme görülür. Doğru tedavi ile pek çok hasta normal yaşamına dönebilmektedir.

Uyku apnesini ne tetikler?

Uyku apnesini tetikleyen faktörler arasında uluslararası literatürde en sık belirtilenler obezite, alkol kullanımı, sedatif ilaçlar, sigara, burun tıkanıklığı, genetik yatkınlık, yaş, erkek cinsiyet, tiroid bozuklukları, üst solunum yolu anatomik darlıkları ve kalp yetmezliği gibi durumlar yer alır.

Obezite, özellikle boyun çevresinde yağlanmaya yol açarak hava yolunun kolayca daralmasına neden olur. Alkol ve sedatif ilaçlar boğaz kaslarının tonusunu azaltarak uyku sırasında hava yolunun çökmesini kolaylaştırır. Ayrıca sırtüstü uyumak da hava yolunun tıkanmasını artırabilir. Bu tetikleyicilerin azaltılması veya ortadan kaldırılması, tedavinin başarısını önemli ölçüde yükseltir.

Uyku apnesi öldürebilir mi?

Evet, tedavi edilmeyen uyku apnesi uzun vadede yaşamı tehdit edebilecek ciddi sonuçlara yol açabilir. Gece boyunca tekrarlayan oksijen düşüklüğü ve uykunun bölünmesi; hipertansiyon, ritim bozuklukları, koroner arter hastalığı, inme ve kalp yetmezliği riskini anlamlı şekilde artırır. Ayrıca gündüz aşırı uyku hali, trafik ve iş kazası riskini yükseltir.

Doğru tanı ve uygun tedavi ile bu risklerin büyük bölümü kontrol altına alınabilir ve yaşam beklentisi normal düzeye döner.

Güncelleme Tarihi: 03.11.2022
Prof. Dr. Ayşe Elif Küpeli
Editör
Prof. Dr. Elif Küpeli
Göğüs Hastalıkları Uzmanı
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.
Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.
İLETİŞİM FORMU
ANLAŞMALI KURUMLAR
Kliniğimizin aşağıdaki kurum veya özel sigortalarla anlaşması bulunmaktadır. Anlaşmamız olmayan özel sigorta ve kurumlara TTB fiyat tarifesinden fatura düzenlediğinden, hastalarımız ödedikleri ücreti sigortalarından ve kurumlarından tahsil edebilmektedirler.
  1. axa-sigorta
  2. anadolu sigorta
  3. iş bankası
  4. ziraat bankası
  5. garanti bankası
Prof. Dr. Ayşe Elif KüpeliProf. Dr. Elif KüpeliGöğüs Hastalıkları Uzmanı
+90 539 716 24 01