
Uyku apnesi, uyku sırasında üst solunum yollarının daralması veya tıkanması nedeniyle nefes almanın 10 saniye veya daha uzun süre durması durumudur. 45 yaş üstü erkekler, menopoz sonrası kadınlar, obez bireyler, kısa ve kalın boyun yapısına sahip kişiler, alkol ve sigara kullananlar ile sakinleştirici veya uyku ilaçları kullananlar risk grubundadır. Genetik etmenler de bazı durumlarda uyku apnesine yol açabilir.
Uyku apnesi, boğaz kaslarının aşırı gevşemesi sonucu üst hava yollarının daralması veya kapanmasıyla ortaya çıkar. Hava akışı engellendiğinde kandaki oksijen seviyesi düşer ve beyin kişiyi kısa süreli uyanmaya zorlar. Bu döngü gece boyunca tekrar ederek kişinin dinlendirici uyku almasını engeller ve yorgunluğa yol açar.
Uyku apnesi genellikle uyku laboratuvarında yapılan polisomnografi testi ile teşhis edilir. Bu test sırasında hastanın beyin aktivitesi, göz hareketleri, kalp ritmi, bacak hareketleri, karın ve göğüs hareketleri ile burun ve ağızdan geçen hava ölçülür. Elektrotlar ve sensörler aracılığıyla gece boyunca tüm bu veriler kaydedilir. Uzman hekimler bu kayıtları inceleyerek uyku apnesinin varlığını ve şiddetini belirler.
Uyku apnesi hafif, orta ve ağır olarak sınıflandırılır:
Bu sınıflama, tedavi planının belirlenmesinde ve yaşam kalitesine etkisinin değerlendirilmesinde önem taşır.
Uyku apnesinin tedavisi hastalığın derecesine göre planlanır.
Hafif dereceli uyku apnesinde eğer hastanın kronik bir hastalığı yok ise (tansiyon, kalp yetmezliği, diyabet, inme vb.) yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin temelini oluşturmaktadır. Hastaya kilo vermesi, alkol sigara ve sakinleştirici ilaçlardan kaçınması önerilir.
Eğer kişinin sadece sırt üstü apnesi oluyorsa sırt üstü yatmaması için bir takım önerilerde bulunulur. Bu durumda en sık önerdiğimiz bezden bir kese dikilip içine pinpon veya tenis topu konulması ve bu kesenin iki tarafına bezden bir kuşak dikilerek bunu hastanın yatarken sırtına bağlaması önerilir. Kesenin içindeki tenis veya pinpon topu hastanın sırtüstü yatmasını engelleyecektir.
Uyku apnesi tanısı alan her hasta kulak burun boğaz bölümüne muayene için gönderilir. Üst hava yollarında tıkanıklık saptanan olgular; örneğin burun kemik eğriliği, burun etlerinin şişliği veya büyümüş bademcikler nedeniyle tıkalı havayolları bu hekimlerce ameliyat edilerek uyku apnesinin tedavisinde başarı sağlanabilir.
Bunun dışında diş hekimleri çeneyi öne alan kişiye özel bir aparat hazırlayarak gece uyumadan ağıza takılan bu alet sayesinde uyku apnesini tedavi edebilirler. Ancak hafif dereceli uyku apnesi olan bir hastanın kronik ek bir hastalığı var ise o zaman bu önlemler yeterli olmayacaktır.
Bu durumda üst hava yollarındaki tıkanıklığı açmaya yarayan pozitif basınç veren CPAP dediğimiz bir alet ile tedavi edilmelidirler. Bu alet ağız ve burunu içine alan bir maske yardımıyla kişiye uyurken basınç vererek kapanan hava yollarının gece boyunca açık kalmasını sağlar ve uyku apnesini tedavi eder.
Orta ve ağır dereceli uyku apnesinde ise kesin çözüm CPAP ile tedavidir. Yaşam tarzı değişiklikleri tek başına yeterli olmaz. Yine üst hava yollarını tıkayan bir patoloji var ise ameliyat edilebilir ancak bu olgularda ameliyat kısa süreli bir rahatlık sağlamaktadır.
Bir süre sonra apne tekrar başlar ve kişi aynı şikayetlerle karşı karşıya kalır. Bu nedenle orta ve ağır dereceli uyku apnesi olan hastalarda tek ve kesin çözüm uyurken ağız ve buruna takılan bir maske ile CPAP değdiğimiz bir alet ile basınç uygulanmasıdır.
Elbetteki ilk etapta hastalar bir makine ile uyumakta zorlanabilirler. Ancak zaman geçtikçe uyku kalitelerinin arttığını ve gündüz çok dinlenmiş olarak kalktıklarını gördükçe çoğu hastamız kendilerini “yeniden doğmuş” olarak tanımlamaktadır.
Uyku apnesi tedavisinde cerrahi yöntemler, genellikle diğer tedavi seçeneklerinin yetersiz kaldığı orta ve şiddetli vakalarda uygulanır. Cerrahi müdahaleler, hava yolunu tıkayan anatomik yapıları hedef alarak nefes almayı kolaylaştırmayı amaçlar. Bu prosedürler arasında uvulopalatofaringoplasti, tükürük bezleri ve yumuşak damak dokusunun yeniden şekillendirilmesi, çene ileriye taşıma ameliyatları ve bazen burun tıkanıklığını giderici operasyonlar yer alır. Cerrahi tedavi, uyku apnesinin şiddetini azaltarak horlama ve gündüz yorgunluğunu hafifletebilir, ancak her hasta için uygun değildir; kapsamlı bir değerlendirme ve kişiye özel planlama gerektirir.
Uyku apnesi tedavi edilmediğinde, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Uyku sırasında solunumun tekrar tekrar durması, kandaki oksijen seviyesinin düşmesine neden olur ve bu durum kalp-damar sistemini olumsuz etkiler.
Zamanla yüksek tansiyon, kalp krizi, inme ve kalp yetmezliği riski artar. Ayrıca beyin yeterince oksijen alamadığı için dikkat dağınıklığı, hafıza problemleri ve gündüz aşırı uyku hali gibi bilişsel bozukluklar gelişebilir.
Uyku kalitesinin sürekli düşük olması, depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunları da tetikleyebilir. Tedavi edilmeyen uyku apnesi, hem yaşam süresini kısaltır hem de yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürür.
Uyku apnesi tedavisindeki son gelişmeler, geleneksel CPAP makinelerinin ötesinde uyku apnesi tedavisi için çeşitli umut verici seçenekler sunarak bu durumla mücadele edenlere yeni umutlar getirdi. Bunlar arasında:
İlaç Tedavileri: Araştırmacılar diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan Tirzepatide ilacının, hava yolu tıkanıklığını azaltarak özellikle obze hastalarda uyku apnesini azaltmada etkili olduğunu göstermişlerdir (Tirzepatide for the Treatment of Obstructive Sleep Apnea and Obesity Authors: Atul Malhotra, M.D., Ronald R. Grunstein, M.D., Ph.D., Ingo Fietze, M.D., Terri E. Weaver, Ph.D., Susan Redline, M.D., M.P.H., Ali Azarbarzin, Ph.D., Scott A. Sands, Ph.D., +5, for the SURMOUNT-OSA Investigators*Author Info & Affiliations Published June 21, 2024DOI: 10.1056/NEJMoa2404881
Başka bir ilaç olan AD109 ise da klinik denemelerde uyku apnesinin önemli bir faktörü olan üst hava yolu kas gevşemesini hedefleyerek apne olaylarını azaltmada ve gece ve gündüz semptomlarını iyileştirmede umut verici sonuçlar göstermiştir
(American Journal of Respiratory and Critical Care Medicine > List of Issues > Volume 208, Issue 12
Pharmacologic Therapy for Obstructive Sleep Apnea: Are We Seeing Some Light at the End of the Tunnel?)
Ağız Cihazları: Ağır uyku apnesi için geliştirilen ilk ağız cihazı Complete Airway Repositioning and Expansion (CARE) FDA tarafından onaylanmıştır. Bu cihazlar, damak genişleterek ve alt çeneyi yeniden konumlandırarak uyku sırasında hava yolunu açık tutar. CPAP tedavisine daha az invaziv bir alternatif sunar ve birçok hastada önemli iyileşmeler göstermiştir (https://www.sleepfoundation.org/sleep-news/fda-clears-first-oral-appliance-for-severe-sleep-apnea-therapy).
Sürekli Negatif Dış Basınç (cNEP): Bu yeni tedavi, hava yolu çökmesini önlemek için boyun dışına negatif basınç uygulayan bir cihaz içerir ve CPAP ile karşılaştırıldığında daha az invaziv bir seçenek sunar. İlk çalışmalar, CPAP'ı tolere edemeyenler için uygulanabilir bir alternatif olabileceğini öne sürmektedir (Sleepopolis).
Tedaviler henüz Türkiye’de kullanılmamaktadır.
Evet, uyku apnesi tedavisi mümkündür ve hastalığın şiddetine göre farklı yöntemler uygulanabilir. Hafif vakalarda yaşam tarzı değişiklikleri, kilo kontrolü ve uyku pozisyonunun değiştirilmesi yeterli olabilir. Orta ve ağır vakalarda CPAP veya biy-level solunum cihazları kullanımı yaygındır ve hava yolunu açık tutarak apne ataklarını önler. Ayrıca ağız içi aparatlar ve bazı cerrahi müdahaleler, anatomik sorunları gidererek hastalığın kontrol altına alınmasını sağlar. Tedavi, kişinin yaşam kalitesini artırmak ve uzun vadeli sağlık risklerini azaltmak için mutlaka uzman hekim tarafından planlanmalıdır.
Uyku apnesi tedavisinde amaç, hava yollarının açık kalmasını sağlamak ve kişinin uyku sırasında yeterli oksijen almasını temin etmektir. Tedavi yöntemleri genellikle hastalığın şiddetine, kişinin yaşam tarzına ve ek sağlık sorunlarına göre belirlenir. Hafif vakalarda yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olabilirken, orta ve ağır vakalarda medikal cihazlar veya cerrahi müdahaleler gerekebilir. Tedavi seçenekleri şunlardır:
CPAP (Continuous Positive Airway Pressure – Sürekli Pozitif Hava Yolu Basıncı) cihazı, uyku sırasında üst solunum yollarını açık tutmak için sürekli hafif bir hava basıncı uygular. Bu sayede apne ve hipopne atakları önlenir.
Uyku apnesi tedavisinde yaşam tarzı değişiklikleri, hem hafif vakalarda tek başına hem de medikal tedavilerle birlikte etkilidir. Öne çıkan değişiklikler:
Bazı uyku apnesi hastalarında medikal tedavilere yanıt alınamadığında veya hava yolunu daraltan anatomik problemler mevcutsa cerrahi seçenekler gündeme gelir.
Cerrahi yöntemler, tonsil ve adenoid dokuların çıkarılması, yumuşak damak ve uvulanın şekillendirilmesi ya da çene ve dil tabanının düzeltilmesi gibi işlemleri içerir. Bu müdahaleler hava yolunu genişleterek uyku sırasında nefes almayı kolaylaştırır ve apne ataklarının sıklığını azaltır. Cerrahi kararları, hastanın anatomik yapısı ve uyku test sonuçları dikkate alınarak uzman hekimler tarafından verilir.
Uyku apnesi tedavisinin süresi, hastalığın şiddetine ve seçilen tedavi yöntemine bağlı olarak değişir. Hafif vakalarda yaşam tarzı değişiklikleri ve uyku pozisyonu düzenlemeleri kısa süre içinde fark yaratabilirken, orta ve ağır vakalarda medikal cihazlar veya cerrahi müdahaleler gerekebilir.
CPAP cihazı kullanımı genellikle uzun vadeli bir çözüm olarak planlanır ve düzenli kullanımda etkisi hemen hissedilmeye başlanır, ancak tam uyum sağlamak ve kalıcı iyileşme görmek birkaç hafta sürebilir.
Cerrahi müdahalelerde ise iyileşme ve etkinlik, operasyon sonrası takip ve kişisel iyileşme süresine göre değişir.
Uyku apnesi tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Hipertansiyon, kalp yetmezliği, aritmiler ve felç gibi kalp-damar hastalıkları riski artarken, yoğun gündüz uykululuğu ve dikkat eksikliği iş veya trafik kazalarına sebep olabilir. Ayrıca tedavi edilmeyen uyku apnesi metabolik bozuklukları tetikleyebilir, tip 2 diyabet ve obezite riskini yükseltebilir.
Derin ve dinlendirici uyku alınamadığı için kişinin günlük yaşam kalitesi ve enerji düzeyi de ciddi şekilde düşer.
Bazı uyku apnesi vakalarında evde uygulanan yöntemler semptomları hafifletebilir ve tedaviyi destekler. Uyku pozisyonunu değiştirmek, özellikle yan yatmak, apne ataklarını azaltabilir. Kilo kontrolü ve düzenli egzersiz, hava yolunu daraltan faktörleri minimize eder. Alkol ve sedatif kullanımının sınırlandırılması da uyku kalitesini artırır. Ayrıca hafif vakalarda doktor önerisi ile kullanılan ağız içi aparatlar veya CPAP cihazlarının evde doğru şekilde kullanımı, gece boyunca daha sağlıklı bir uyku sağlayabilir. Evde tedavi yöntemleri genellikle medikal tedavilerle birlikte uygulanır ve hastanın düzenli takibi önemlidir.




