
Uyku apnesi, uyku sırasında solunumun 10 saniye veya daha uazun süre ile durması veya azalmasıyla karakterize ciddi bir sağlık sorunudur.
Horlama, gün içinde yorgunluk, sabah baş ağrısı, dikkat eksikliği gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
Bu durum sadece yaşam kalitesini düşürmekle kalmaz, aynı zamanda kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarına da zemin hazırlar.
Peki, uyku apnesi ameliyatla tedavi edilebilir mi? Bu sorunun cevabı hastaya göre değişebilir.
Obstrüktif uyku apnesi sendromu (OSAS),üst solunum yolunun uyku sırasında tekrarlayan şekilde tıkanmasıyla karakterize edilen ciddi bir sağlık sorunudur. Tedavi seçenekleri arasında yaşam tarzı değişiklikleri, pozitif havayolu basıncı (CPAP) tedavisi ve bazı durumlarda cerrahi müdahaleler yer almaktadır. Cerrahi tedavi, CPAP cihazını tolere edemeyen veya anatomik darlığı olan hastalar için uygun bir alternatif olabilir.
Cerrahi yaklaşımlar, üst solunum yolunun farklı anatomik bölgelerine yönelik olarak uygulanabilir. En yaygın prosedürlerden biri olan uvulopalatofaringoplasti (UPPP),yumuşak damak ve küçük dilin yeniden şekillendirilmesini içerir ve genellikle damak düzeyindeki obstrüksiyonu hedefler. Bunun yanı sıra genioglossus advancement ve hyoid suspension gibi dil kökü düzeyinde yapılan müdahaleler, daha alt seviyedeki hava yolu darlıklarını gidermeyi amaçlar. Ayrıca, çok düzeyli obstrüksiyonu olan hastalarda multilevel surgery yaklaşımları uygulanabilir.
American Academy of Sleep Medicine ve diğer uluslararası otoriteler, cerrahinin ancak dikkatli hasta seçimi sonrasında ve ayrıntılı bir hava yolu değerlendirmesinin ardından düşünülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Randomize kontrollü çalışmalar cerrahinin bazı hastalarda apne-hipopne indeksini (AHİ) anlamlı ölçüde düşürdüğünü göstermiştir; ancak uzun vadeli etkiler hastadan hastaya değişebilmektedir (Li et al., JAMA Otolaryngology, 2020).
Sonuç olarak, uyku apnesi cerrahisi belirli hasta gruplarında etkili bir tedavi yöntemi olabilir, ancak tüm hastalar için uygun değildir. Karar, hastanın anatomik özellikleri, apne şiddeti ve diğer tedavilere yanıtı dikkate alınarak multidisipliner bir ekip tarafından verilmelidir.
Uyku apnesi genellikle iki ana nedenle ortaya çıkar:
Burada daha sık görülen obstrüktif uyku apnesi için cerrahi seçeneklerini değerlendireceğim.
Uyku apnesi tanısı genellikle bir polisomnografi (uyku testi) ile konur. Hafif, orta ve ağır düzeyde olabilir. Tedavide ilk basamaklar genellikle şunlardır:
Bazı hastalar CPAP cihazını kullanmakta zorlanabilir ya da yapısal bir tıkanıklık nedeniyle bu yöntemler yetersiz kalabilir. İşte bu noktada cerrahi (ameliyat) tedavi seçenekleri gündeme gelir.
Uyku apnesinde farklı seviyelerdeki tıkanıklıklara göre çeşitli cerrahi yöntemler uygulanabilir:
Uyku apnesi ameliyatı kararı kişiye özel değerlendirme gerektirir. Aşağıdaki durumlarda ameliyat düşünülebilir:
Uyku apnesi ameliyat sonrası başarı, seçilen cerrahi yönteme ve hastanın anatomisine göre değişir. Tek bir ameliyatla tam çözüm her zaman mümkün olmayabilir. Ameliyattan sonra 3-6 ay içinse hastamın şikayetleri tekrarlayabilir. Bu nedenle cerrahi tedavi genellikle diğer yöntemlerle birlikte veya çok seviyeli müdahale şeklinde uygulanır.
Uyku apnesi ciddi bir sağlık sorunudur ve tedavi edilmediğinde hayat kalitesini ve süresini olumsuz etkileyebilir. Her hasta için tedavi farklıdır. Ameliyat, doğru hasta seçimi yapıldığında etkili bir çözüm olabilir. Ancak cerrahiye karar vermeden önce mutlaka bir kulak burun boğaz uzmanı ve uyku hekimi ile görüşmek, detaylı bir değerlendirme yapmak gerekir.




